BİR SEVGİNİN KUCAĞINDA BAŞLAYAN YAŞAM ÖYKÜMÜZ (01.05.2012) :

Bir sevginin kucağında doğarak başlar yaşam öykümüz; en sade halimizle adım atarken yaşam toprağına,"varlığını sorgulayan ve bu sorundan kaçamayan tek canlı" olarak öğrenme yolculuğuna da çıkıverir insan yalnız kendisine ait boşluğu dolduracak zaman dilimi boyunca…

Doğduğu sevginin kucağı, şekillendiği, ağladığı, acı çektiği, neşelendiği, mutlu olduğu ama illa ki her aşamasında bir şeyler öğrendiği ve bir şeyleri sorguladığı bir serüven olarak adeta serili verir, uzayıp gider önünde hiç bitmeyecekmişçesine… Bu kucak, korur onu önce gücü yettiğince ve ömrü boyunca. Upuzun, uykusuz gecelerdir uğruna usanmadan katlanılan. Bir şeyleri eksilterek büyür her insan; bu yüzden borçlu başlarız yaşama, alacaklı bir kere olsun kapımızı çalmaz ama. Uykular eksilir, yaşamı eskiterek gün gün… Bir mimardır her anne ve evin ağır işçisi kendisidir gene… Önce feragat edendir bir şeylerden, karşılık beklemeden sevdiğinin, dünyaya getirdiğinin uğruna. Yediğinden, giydiğinden eksilir ama sevgisi eksilmez, katlanır. Korumak, beslemek, büyütmek, bir şeylerden vazgeçmek çilesi yetmez ona, o başrol oyuncusu yaşamla başlayan sürecin eğitmeni, örnek modeli olur bütün yaşamımız boyunca.

Anne kucağı gibi bir başka sıcaklık daha duyumsayamaz insan.Anne gibi sarılamaz, anlayamaz, anne gibi sevemez, anne gibi paylaştıramaz, anne gibi bakamaz, anne kadar güzel öğretemez… Hediye paketi halinde sunulmuşken yaşam insana, hiç bir şey bu pakettekilerin güzelliğinin yerine geçemez ömrü boyunca; ilk gözünü açtığı, ilk karnının doyduğu, ilk öğrendikleri ömrü boyunca hep zihnindedir. İlklerdir şekil veren insana; sıcacık bir kucak şefkatiyle onu sarıveren kadar güzel bir öğretmen yoktur. İlk öğrenilense anne yemekleri gibi tat bırakır damaklarda. Gerisi ise onun bu temelin üstüne çıkılandır eğitim kurumlarında. Bu yüzden kutsaldır her öğretmenlik, önce annelik ile başlayan.

Bu en temel eğitim kurumu; varoluşumuzda sımsıcak bir "hoş geldin" demek, "buyur bu yoldan başla,önünde nice güzel yollar var varacağın, kendine çok şey var daha katacağın" diye yaşama hazırlamak, "bir hedefin olmalı ama bu hedef seni yaşamda insan olduğun yere götürmeli" demek

temel eğitiminin üzerine çıkılması gereken yapıyı işaret etmek , "düştüğün zamanlar olacak elbet ama, yanında ben olmasam da kalkmayı bilmelisin" demek, insan olma onuru ve işlevini aşılayarak öğrenme, sorgulama, neslini devam ettirebilme bilincini, aile sıcaklığını hiçbir şeye değişilemeyeceği bilincini vererek, yaşam mucizesi içinde merak ettiklerimize ışık tutmak, bu süreci başlatmak açısından en temel işlevini yerine getirerek başlar doğduğumuzdan itibaren. Çünkü her merak bir özleyiştir yaşamı… Bildiği, algılayabildiği kadardır insan; her yaşam bir derslik, her ev bir eğitim kurumu ve her anne de yaşamın başrol oyuncusu ve ailenin öğretmenidir. Bütün annelerimizin anneler gününü kutlu olsun.

Özer KOÇ